Akşamın alacakaranlığında, nostaljik tramvayın son seferi için hareketlenen o eski, şirin vagonu gördü. Hiçbir mantıklı sebep yoktu; ama bindi. İçerisi neredeyse boştu. Arka koltuklardan birine oturdu, camın buğusuna parmağıyla rastgele bir kalp çizdi.
Sevgili dinleyici, belki sen de bu hikâyede kendi yağmurunu, kendi tramvayını bulursun. Unutma: Hayat bazen en ummadığın anda, en sıradan bir akşamda, en güzel sürprizini yapar. Sen de kalbini o anlara aç. Çünkü gerçek aşk, gürültünün ortasında bile fısıltını duyabilendir.
"Sen de," dedi Defne. Ve ekledi: "Ama daha çok susmayı seviyorum seninle." Sesli Erotik Hikaye Dinle
Aylar geçti. O nostaljik tramvay, onların sığınağı oldu. Defne, Zeynep’e masallar okudu. Kerem, Defne’ye şiirler yazdı. Bazen hiç konuşmadılar, sadece İstanbul’un ışıklarını izlediler.
O an, Defne anladı. Bu bir rastlantı değildi. Bu, onun hayatının en uzun zamandır beklediği "merhaba"ydı. Sen de kalbini o anlara aç
Zeynep, Defne’nin elbisesindeki çiçekleri işaret etti. "Çok güzeller," dedi. "Annem de severdi böyle çiçekleri."
"Çok güzel dans ediyorsun," dedi Kerem. Karşıda bir yer var."
"Burası benim durağım," dedi. Sonra sanki yıllardır tanıyormuş gibi ekledi: "Yağmur dinmek bilmiyor. Ellerin buz gibi görünüyor. Sana bir kupa sıcak çikolata ısmarlayabilir miyim? Karşıda bir yer var."